7 Şubat 2011 Pazartesi

Keyfe keder bi LokLok'um ben.

Güneş camdan vurunca içim kıpırdanır.Önce şansımı zorlarım hani belki anam olacak kadın gezmeye götürür.



hadi be annem bakışları atarım

uzun uzun bakarım son bi şansımı denerim
baktım annem ilgilenmiyo işte o zaman kendimi yerlere atarım

hafif mayışırım gözlerimi kısarım



gerinirim gerinirim

güneşten gözümü kaçırırım

yayılırım


biraz şaklabanlık yaparım bakarım biraz yumuşadı

şansımı yeniden zorlarım :)



Ve zafer..bana hayır demek ne mümkün :hufff

Poyrazköy 06.02.11

Düştük yollara biraz temiz hava,biraz deniz kokusunda balık tadı için.
En çok eğleneni tahmin etmek zor değil :)
Gidilesi ,yaşanası, koklanası Poyrazköy.Öyle saygılılar ,sevgililer ki 4 ayaklı dostlarına hayran kalmamak elde değil..
Buram buram deniz kokan fotograflar bunlar da... Sevgiler..




























Kartepe 29.01.11

Blogumu boşlamışım.Üşenmekte değil de.. Bazen herşeye yorgun düşüyo insan..
Öyle :)
En bi güzel haftasonu tatiliydi....
Dostlar olmayınca hayatı ne yaşanası kılar ki.
Santana da gelsin geyiğe gerek yok Lokum'la Luca yeter.

huzur


deliren kadın
çekirdek aile



kudurmak en doğal hakkımız.



Ya hadi ver babiş.

fotograflar neden yan çıkıyorlar bir fikrim yok..

Kar mı yiyosun Loklok?



bende yiyim bari

Birazda et yiyelim kardan sonraa.Ohhh karda mangal yummyyy.
Benden daha çok yediklerine temin ederim.



Güzeldi çok güzeldi..Hep haftasonu olsa ya..

20 Ocak 2011 Perşembe

Veteriner yolları arşınlanıyor yine..

Evet yine.. Alejik bir reaksiyon vermiş derisi.Ne olduğu meçhul geçen seferkinden çok çok çok daha kötü.İlk gödüğümde bayılacak gibi oldum.Traş da etmişler zaten hepten ortaya çıkmış :(
Pire ısırıgına alerji olmuş olabilirmiş.Frontline pire ısırınca zehirleyip öldürüyormuş.Hani üzerine gelmemesi gibi bir durum söz konusu değilmiş.Çayırdan çimenden gelebilirmiş.1 haftaya kadar büyük ihtimalle geçecekmiş.
Mış-miş-muş yani.
Yoruldum.
Lokum'dan değil .Kesin cevap alamamaktan yoruldum.
Her ay yeni bir macera,her dısarı çıkışımız bir olay.Ben bu köpeğe bakamıyorum.Net bu ,anladım.


Bunlar da fotolar.Hoş hiç bişi belli olmuyor fotolarda.Çok daha vahim bi halde anlayacağınız.Geçicek inşallah.



13 Ocak 2011 Perşembe

Hasdal ve barınak vahşetleri..



Aslında hiç önemli değil barınağın "Hasdal" olup olmadığı.Aslında buranın bir barınak olup olması bile önemli değil.Türkiye'de yaşanıp yaşanmadığı bile önemli değil konunun özüne inince.
Vicdanıdır hukuku insanın;terazisi,tartısı.Merhametidir insanlığı.
İlk değil biliyorum,son olmayacağını da.
Hayvan sevmeyen bir mahlukat nasıl baytar olur ?
Kısırlaştırıyorum diye doğrayarak o yavruları nasıl sağa sola savurur ?
Bunu gören bir insan(!) nasıl kayıtsız kalır?
Bilmiyorum.Aklım,mantığım,vicdanım almıyor.


Bugün barınaklarda ve belediyenin sağladığı kaynaklarla yapılan kısırlaştırmalar sonu "öldürülmeyen"köpek sayısı %10.Bunlarda ormanların ücra köşelerine atılıp üremeden ölümü bekliyorlar zaten.
Sokaklarda yaşayıp belediye tarafından "zehirli etle beslenen" yavrulardan bahsetmiyorum bile.
Bana tuhaf gelen topluma bunun normal gelmesi.Bir avuç anormalden olmaksa gurur verici.
Aşağıda bir video linki yayınlayacağım.
Ben 40. saniyeden sonrasını izleyemedim.Siz de izleyebilir misiniz yine bilmiyorum.


Tek söylemek istediğim bu ülke de böyle gerçeklerin de olduğu ve kayıtsız kalmanın yapacağımız en büyük kötülük olduğu.
Evimizde en iyi mamalarla besleyip,en iyi veterinerlere götürdüğümüz canlarımızla veya bunları yazmakla gerçek hayvansever olamıyoruz.(Benden çok daha aktif bu canlara ömrünü adamış arkadaşlarım var ki onlara saygım sevgim sonsuz)
Bunu okuyan kişilerden biri bile duyarlılık gösterse benim için kar olacak, ben iç acımla bu yazıyı yazarken sadece buna inanıyorum.




Belediyeden şuan için bir tepki,bir açıklama yok.
İçki yasaklarının gündemde olduğu; ilkokulda ki çocuklarımızın aralarına 45 cm mesafe konulduğu,çocuğa silah verilirken ,insana değerin verilmediği;toprakların parsel parsel özelleştirme adıyla satıldığı;öğrencilere terörist muamelesi yapılırken;asıl teröristin vergilerimizle beslendiği tuhaf bir noktadayız.Kendimizi kimlere beğendireceğimizi şaşırmış durumdayız memleket olarak.Yakın takipte olduğumuz İran'da da yeni kanunlar uygulanmaya başlamış.Hayvan beslemek yasak ve dısarda dolaştırırken görülürlerse  hayvanın tüfekle görevliler tarafından vurulması yasal. Bu "gelişmiş" kanunları yakında bizde de meşrulaştırılırsa şaşırmayın sakın.İnce ince nakışlanıyor bütün hedefler.

Neresinden tutsam elimde kalıyor mevzu.Anlayan anlamıştır zaten ne söylemek istediğimi.Sizden ricam eğer okuyorsanız tepkinizi esirgemeyin.

Bir kelebeğin kanat hareketinin yüzlerce kilometre ötede bir kasırga başlatabileceğine inanlardanım hala.Belki tepkisel etkimiz sandığımızdan çok daha kuvvetli olabilir.
Sevgiler.


http://www.facebook.com/video/video.php?v=144278505629683&oid=117344904983974&comments  (+18)




Aşağıda da yanında rakısı ve köpeğiyle bu ülkeyi kurtaran Ulu Önderim.Ah Atam kemiklerin sızlıyordur eminim.







Fotograflar evcilshop.com'dan alıntıdır.

Blogumun ilk ödülü :)

Blogumuzun ilk ödülü ona gelen ödülü bizimle paylaşan lezzetler diyarının kraliçesi http://lezzetyagmuru.blogspot.com/ ' dan geldi. :)
Kendisine cömert yüreğinden ötürü çook çok teşekkür ediyoruz.Bütün sevgilerimizi bugun kendisine yolluyoruz.:)

Bu da smile award ödülümüz.Pek mutluyuz :)

11 Ocak 2011 Salı